MUTFAK HALLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MUTFAK HALLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2011 Pazartesi

HAFTA BAŞI MUTFAKTA


Kendi kendime inandığım bir şey vardır; haftaya nasıl başlarsam o hafta öyle devam eder.
Bu yüzden pazartesi günleri doktora falan gitmeyi sevmem ...

Bu haftanın ilk günü de mutfakta başladı !!!

Önce kendi uydurmam olan pırtık böreğini yaptım.
Böreğin adını pırtık böreği diye kendim koydum.
Hikayesi de şöyle; buzlukta donmuş yufkalarım vardı, çukur büyük bir kabın içine 2 yumurta kırdım, sıvı yağ, süt ekledim; yufkaları da bölerek; hatta kopararak içine attım, sonra da bu karışıma peynir ekledim ortaya tepsi de gördüğünüz börek çıktı.

Pişince de lezzetli bir böreğe dönüştü .

Bugünümü bu saate kadar mutfakta geçirmemin asıl nedeni; gördüğünüz aşuredir.

40 yıllık hayatımın 3. aşure denemesidir. Her zaman söylerim; bir kere daha söylüyorum, sabır gerektiren işleri  denemek çok bana göre değil, ama öğrenmek de gerekli tabii:)).
Aşureyi yapınca çok hamarat gördüm kendimi:))

Aşureyi pişirme ve dağıtma faslı bitti, şimdi dağılan mutfağı toplamam lazım, sonra da kısa bir yürüyüş yapsam fena olmayacak.
Yaptığım aşureden yememek bana ayıp olacağı için yedim valla, aldığım kalorileri yakmam lazım :)

Merak ediyorum bakalım, bu hafta hep mutfakta mı geçecek ?

8 Haziran 2011 Çarşamba

İTİRAF EDİYORUM !!

Evet artık gerçekten itiraf etmem gerek;  saklamamın da bir anlamı yok !

Zaten kendimle ilgili hiç bir şeyi saklama taraftarı olmadım bu güne kadar.

Blog arkadaşlarım bana çok yakın olduklarından hiç bir sakıncası yok bence bu itirafın !!!!

Ben;  bir kaç gün öncesine kadar zeytinyağlı yaprak sarması pişirmeyi bilmiyordum arkadaşlar !!!!

Düşünsenize, oğlum büyüyüp okumak için başka şehire gittiğinde  ya da askerdeyken  - "Ahh ahhh  annemin dolması mükemmeldir olsa da yesem " falan diyemeyecekti yani :))

Bu kadar mutfak işleriyle haşır neşir olan ben, dolma yapmayı bilmiyordum.

- " Bilmemek ayıp değil; öğrenmemek ayıptır kızım öğrensene, cık cık kaç yaşında koca kadınsın. " diyen anneciğim sayesinde geçen gün ilk dolmamı yaptım !!!

Gördüğünüz fotoğraflar ilk zeytinyağlı yaprak sarma maceramdır.





Evdekiler çok güzel olduğunu söyleseler de anneme göre ( kendisi master şef  kıvamındadır :))
bazı eksiklerim varmış :

1- Dolma içini hazırlarken pirinci bir bardak suyla pişirmişim, su  daha az olacakmış; annem :  -" Kızım  pilav yapsaydın istersen,  dolma içine o kadar su konmaz ki !!  dedi .

2- Dolmayı pişirirken de ( düdüklüde pişirmiştim ) suyunu daha az koymam gerekiyormuş.
Ama tadı güzelmiş. "Master Şef" beğendiğine göre sorun yok demektir:))

Neyse demek ki olabiliyormuş, şimdi sırada lahana sarması var ama lahana kış sebzesi olduğundan ben de kışın koşuşturma içinde olduğumdan zaman bulur muyum?

Bu da soru mu şimdi istesem bulurum aslında, benim derdim sabırla :))

Bence bu tür yemekleri pişirebilmek için zaman bulmaktan öte sabırlı olmak gerekiyor ...

1 Haziran 2011 Çarşamba

SEMİZ OTLU BULGUR PİLAVI

Bahar gelince "ot" yemeklerine dayanamıyorum ben.
Bulduğum otları da bir şekilde yemeğe dönüştürüyorum kendimce.


Bulgur pilavını değişik otlarla pişirmeyi denediniz mi?

Geçenlerde bir arkadaşımda ebe gümeçli bulgur pilavı yedim çok beğendim fakat  pazarda o kadar aramama rağmen ebe gümeci bulamadım,  karşıma semiz otu çıkınca ben de  " nasıl olsa her ikisi de ottur bunla da olur " mantığıyla semizotuyla  denemeye karar verdim.

Sonuç başarılı oldu :)

İşte semiz otlu bulgur pilavının tarifi :

Malzemeler : 
1 tane kuru soğan ( taze de olabilir o zaman iki ya da 3 tane )
1 su bardağı pilavlık bulgur
2  adet domates
1 yemek kaşığı salça
Yarım demetten biraz daha az doğranmış semizotu
1 su bardağı kaynar su
Arzuya göre 1 - 2 adet sivri biber de konabilir .
1 -2 yemek kaşığı sıvı yağ

Yapılışı :
Tencereye Sırayla yağ, soğan, domates, salça ve semizotunu  ekleyip
azıcık pişirdim sonra kaynar su ekleyip içine bulgurları da bıraktım,

hepsi kendi kendilerine piştiler.
Bu kadar da basit yani :)
Bu tarif çekirdek ailemize göre; daha kalabalık ailelere bu miktarlar yetmeyebilir.
Denemek isteyenlere afiyet olsun:))

17 Mayıs 2011 Salı

BİR TEK CÜMLE İÇİN ...

Fotoğrafını gördüğünüz kekin öyle özel bir tarifi yok.

Benim için özel bir anlamı var ama :

İki hafta önce yorgun argın dersten dönmüştüm, oğlum uyumamış beni bekliyordu, onu uyutmak için yanına uzandım, saçlarını okşarken aramızda şu konuşma geçti :

- " Yarın okulda piknik var anne.  "

- " Biliyorum oğlum. "

- " Bana kek yapar mısın anne ?"

Ben biraz sinirlenerek;

- " Oğlum bu şimdi bu saatte mi söylenir?"

- "N'apiim anne şimdi aklıma geldi !!!"

Ben daha da sinirlenerek ama ona belli etmeyerek cevapladım oğlumu;

- " Oğlum ben çok yorgunum bu saatten sonra sana kek falan yapamam yarın sabah ya bakkaldan hazır kek alırız; ya da fırından gider tazecik kek alırız e mi yavrum !!!!! ??????"

Oğlum vurucu ve hatta can alıcı cümlesini kurdu :

- " Ama anne, sen beni anlamıyorsun, ben yarın piknikte arkadaşlarıma senin yaptığın kekten vermek istiyorum; arkadaşlarıma bakın bu keki benim annem yaptı demek istiyorum !!!! "

Bu cümledir işte gecenin bir vakti bana kek yaptıran, yorgunluğumu unutturan ...

17 Eylül 2010 Cuma

ÇAKMA İŞKEMBE ÇORBASI

6bac650c8206ef3ec2306d02c91dfb7a
Ramazan ve bayram geçti gitti bu tarif de ne demeyin sakın.

Her zaman rahatlıkla yapılıp keyifle içilecek bir tarif bu.

Televizyondaki yemek programlarından birinde izledim ben de.
Hemen denedim çok güzel oldu.

Çorba sevenler ve denemek isteyenler için işte tarifi :


MALZEMELER:-

1 tane tavuk kalça,
- 2 çorba kaşığı un,
- 3 çorba kaşığı süzme yoğurt,
- 3 çorba kaşığı sıvı yağ,
- 1 çay kaşığı tane kara biber, ( tane bulamadım toz karabiber ekledim böyle de güzel oldu )
- tuz,
- 1,5 litre su,

HAZIRLANIŞI:-

Tavuk kalçayı tuz, karabiber ve 1,5 litre su katarak haşlayıp ılımaya bırakalım.
Diğer taraftan 3 çorba kaşığı sıvı yağda 2 kaşık unu kavuralım.
Un kokusu çıkınca üzerine ılımış tavuk suyunu ve didiklenmiş tavuğu ilave edip karıştırarak pişirelim.
3 kaşık yoğurdu su ile inceltelim.
Üzerine 1 kepçe çorbanın suyundan ekleyip yoğurdu ılıştıralım.
Yoğurdu yavaş yavaş çorbaya ekleyelim ve 5- 10 dakika daha kısık ateşte pişirelim. Ocaktan aldıktan sonra içine 1-2 diş dövülmüş sarımsak koyup sıcak olarak servis yapalım…

Emin olun sahici işkembe çorbasına yakın bir lezzet ortaya çıkıyor.

Bu çorba işkembe sevmeyenler için de bir alternatif olabilir.

Afiyet olsun :)

14 Aralık 2009 Pazartesi

" ISSIZ ADAM " KEKİ!

images

Özellikle oğlum okula başladığından beri mutfakta geçen zamanlarım fazlalaştı benim.

İlk okula yeni başlayan bir çocuğun ilk yıldan okul kantini ile tanışmasına pek sıcak bakamıyorum nedense.

Okulda da sağlıklı beslensin diye, beslenme çantasına koymak için ev yapımı ürünleri daha çok tercih eder oldum.

Oğlum gibi yemek konusunda seçici bir çocuğa sahipseniz, her zaman değişik tatlar denemek bir süre sonra yaşam biçiminiz oluyor.
Yeri geliyor, bazı besinleri en olmadık yerlerde kullanabiliyorsunuz.

Yemek içinde havuç sevmeyen oğluma havucu sevdirmenin mutlaka bir yolu olmalı diye düşünürken, imdadıma Issız Adam Alper yetişti.

Evde eşimle, bir kere daha DVD’den Issız Adam’ı izlerken, Alper’in Ada’ ya hiçbir zaman tarifini ver-e- mediği “ Havuçlu Kek ” ini denemeye karar verdim. Issız Adam’ı ikinci kez seyrederken Alper’in yaptığı keke takılı kalmama şaşırdım elbette. İzlenme rekorları kıran bir aşk filminden geriye kala kala erkek kahramanın yaptığı havuçlu kek mi kalır yahu insanın zihninde?

Neyse şimdi o havuçlu kek oğlumun beslenme saatlerinin vazgeçilmezi oldu.

Issız Adam Alper’in yaptığı kadar lezzetli oldu mu bilemeyiz ama oğlum sık sık tercih ettiğine göre fena değil sanırım.

Yapımı da çok kolay

İşte tarifi :

Malzemeler :

3 Yumurta
3,5 çay bardağı toz
şeker
½ çay bardağından az sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay bardağı çay ( kahvaltı sonrası demlikte artan çay olabilir )
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
6,5 çay bardağı un
1- 2 adet rendelenmiş havuç
1,5 çay bardağı dövülmüş ceviz

Yapılışı :

Klasik kek yapar gibi yapıyoruz.
Yumurtaları şekerle çırpıp sıra ile, çay, sıvı yağ, un,
Vanilya, kabartma tozu, tarçın ve en son da havuç ve cevizi ekleyip karıştırıyoruz.
Yağlanmış kalıba ya da varsa slikon kek kalıbına döküp,
Önceden ısıtılmış 170 Derece fırında yaklaşık 40 – 45 dakika pişiriyoruz.

Soğuduktan sonra dilersek üzerine pudra şekeri de serpebiliriz.

Denemek isteyenlere afiyet olsun :))

19 Ağustos 2009 Çarşamba

DOLMALIK

131648

Ramazan geliyor ya her yıl aklıma düşen yöresel lezzetlerden biri de dolmalıktır.

İzmit yöresine aittir ve o kadar İzmit’e özel bir lezzettir ki, İzmit’e çok yakın olan İstanbul ve Adapazarı’nda bile bilinmez.

Hem iftar hem sahur sofralarının vazgeçilmezidir.

Fırınlarda satılan özel bir pidesi vardır. Susamsız ve yumurtasızdır.

Ben çocukken “ uzun kollu pide, bir de sıska pide” derdim dolmalık pideye.

Antalya’da bulamadığım için yıllardır orijinalini yiyemiyorum, orijinali diyorum çünkü dolmalık pide bulamayanlar yine de bu tarifi denemek isteyenler normal ramazan pidesinin kenarlarını çıkararak da yapabilirler.

Çocukluğumun İzmit’inde anneannemin iftar ve sahur sofralarından eksik olmayan dolmalık, kıymalı ve peynirli iç harçlarla yapılabilen bir tür börek aslında.

Yapımı da çok kolay,

İşte tarifi:
Kıymalı Harç için: Kıymalı börek içi hazırlar gibi harç hazırlıyoruz.

200 – 300 gram kıyma,
1- 2 kuru soğan,
yeterince tuz, karabiber
Kıyma ve soğanı kavurup, tuz ve biberi eklemek yeterli.

Peynirli Harç İçin :
Böreklik peynir ve maydanozu karıştırmak yeterli. Miktarlarını yapacağımız dolmalık pide sayısına göre çoğaltabiliriz.

Yapılışı : Dolmalık pideleri el kadar parçalara böldükten sonra, çok az suyla ıslatalım ve hazırladığımız kıymalı ve peynirli içlerle dolmalık pidelerin içini dolduralım.
Pideleri yumurtaya batırıp kızartalım.

Yumurtaya batırıp kızartmak tarifi denemek isteyenleri korkutmasın, çok hafif bir lezzet ortaya çıkıyor.

Ben pide kenarlarından dolmalık yaparken, pidenin kenarlarını yuvarlayarak çıkartıp, suyla ıslatıp, pideleri ıslattıktan sonra içini tarifteki harçlarla doldurup, yumurtaya bulayıp kızartıyorum, pidenin olmadığı yerde o da güzel oluyor.

Eski ramazanların ve sahurların damak tadı sofralarımızdan hiç eksik olmasın.

Denemek isteyen herkese afiyet olsun.


Not: “Dolmalık” o kadar İzmit’e özel bir yöresel lezzet ki, internette bile resmine rastlamadım.
Blog resminde ramazan pidesi fotoğrafı kullandım.

Blog Resmi : http://www.lezzet.com.tr/mutfak_okulu/01347/

24 Ocak 2009 Cumartesi

KAKAO VE BİSKÜVİNİN AŞKI

Çocukluğumun en masum pastasıydı o.

Annem ne zaman yapacak diye gözünün içine bakardık kardeşimle birlikte.

Her halde haftada iki kez falan yapılırdı evimizde.

Çok zahmetli değildi yapılışı.

Hele bir yapıla görsün, anında siler süpürür bitirirdik kardeşimle.

Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim; ben kendi payıma düşeni bitirir, kardeşimin pastasını yemeğe çalışırdım.

Sonra yıllar girdi araya.

Daha değişik tatlarla, pastalarla da tanıştık ama hiç biri çocukluğumun o masum pastasının yerini tutamadı.

Yaşımız ilerledikçe kilo sorunu hayatımızın baş köşesine yerleştiğinden “ masum pastam” la farkında olmadan unutuverdik birbirimizi.

Geçen gün aklıma geldi, bu pastayı neden oğluma yapmadığımı düşündüm.

Hemen girdim mutfağa, yaptım ve sonuç aynı tabii; oğlum da bayıldı tadına.

Şimdi tarifini paylaştığımda, siz de hatırlayacaksınız, kim bilir çocukken ne kadar çok yemişsinizdir bu pastadan.

İşte son derece düşük maliyetli masum pastanın tarifi :

MOZAİK ( PİRAMİT ) PASTA:

MALZEMELER : 2 yumurta,
7 yemek kaşığı pudra şekeri
7 yemek kaşığı eritilmiş margarin
1 kaşık kakao
1,5 paket pötibör bisküvi
1 yemek kaşığı krem çikolata ( isteğe bağlı ama konulunca pastanın lezzeti ikiye katlanıyor )
Hindistan cevizi ( Üzerine, arzuya göre )

YAPILIŞI : Önce margarini eritelim, ardından erittiğimiz margarini çukur bir kaba aktararak içine pudra şekeri ve iki yumurtayı ekleyip karıştıralım. Ardından kakao ve krem çikolatayı da ekleyerek karıştıralım, en son bisküvileri içine kırarak ekleyelim.
Yağlı bir kağıdın içine koyarak piramit şekli verip, birkaç saat buzlukta bekletelim ve sonra servis yapalım.

Tüm bu işlemlerin ardından aile fertleri tarafından maksimum 20 dakika içinde tükeneceğine tanık olacaksınız.

Denemek isteyenlere şimdiden afiyet olsun.