O bir sokak kedisi, bütün mahalleyi peşinden koşturan böylelikle, kendine ev kedisi gibi davranılmasını sağlayan bir kedi.
Henüz yavru, kendisine hiç benzemeyen gri renkte bir annesi var - annesinin bebeğine çok düşkün olduğunu belirtmek isterim. -
İkiz kardeşini hain bir araba çarpması sonucu kaybetmiş akıllı bir kedi.
Yaptığı maskaralıkları burada anlatsam sayfalar yetmez.
Doğallığı hoşuma gidiyor en çok, insanların yanına sokulup, kendini sevdirmek en belirgin özelliği. Bunun için adını Topak koydum.
Yaşasın kediler :)))
16 Kasım 2011 Çarşamba
ADINI TOPAK KOYDUM
Etiketler:
TOPAK ...
15 Kasım 2011 Salı
ANLADIM Kİ ...
Anladım ki; bahar kadınıyım ben, ne çok sıcağa gelebiliyorum, ne çok soğuğa,
Anladım ki; yüreğimde de ılık rüzgarlar esmeli, ne çok acıya katlanabiliyorum, ne çok coşkuya,
Anladım ki; zamanın kocaman dişleri var, geçtikçe çiğniyor, öğütüyor bizi,
Anladım ki; yazmak insanın kendini ifade ediş yollarından biri, bu yüzden ne çok sessiz kalmalı, ne de çok konuşmalı; yazmalı, hep yazmalı,
Anladım ki, hayat yolunun da sonu var, " keşke " yerine " iyi ki " ile başlayan cümlelerimiz çoksa eğer, yaşadığımız hayat bizim ...
Blog Not : Çok yakından tanımıyordum, Kara Kalem ini okumayı seviyordum. Yaşadığı acılar karşısındaki duruşu, bir de kızına ve zamansız giden eşine duyduğu sevgiye saygım sonsuzdu.
Mekanı Cennet Olsun cümlesini sık kullanmaya başladım bu ara.
Uzunca bir zamandır, erken gidenin ardından bu cümleyi kurmak ağır geliyor ...
Etiketler:
iyi ki vs vs .,
keşke
11 Kasım 2011 Cuma
TARİFLER, ANLAR, ANILAR
Arkadaşım A.'ya sabah kahvesine gitmiştim.
Kahvenin yanında bir gün önceden hazırladığı şahane irmik tatlısını ikram etti bana.
Oldum olası sütlü tatlılarla aram iyi olduğundan, hayır diyemedim.
İrmik tatlısını yerken tarifini istedim.
A. mutfağın çekmecesinden bir kutu çıkarttı.
Kutunun içinde farklı el yazılarıyla yazılmış yüzlerce tarif vardı.
İçinden irmik tatlısının tarifini buldu. O da bir arkadaşından almış tarifi ve arkadaşı kendisi yazıp vermiş A.' ya tatlının tarifini.
Ben de böyleyim !!
Arkadaşlarımdan aldığım tarifleri asla temize çekme huyum yok.
Mutfakta tariflere ayrılmış bir çekmecem var hepsi orada duruyor.
Ne yeni bir defter oluşturabiliyorum, ne de tarifleri en azından bilgisayara aktarıyorum.
Nedenini düşündük A ile.
Sahi, neden böyleydik biz?
" Tembellik " dedim ben, o " Zamansızlık " dedi. " Dağınıklık olabilir mi? " diye sorduk birbirimize ve yanıtı aynı anda verdik.
" Biz o tarifleri özellikle kutular veya çekmeceler içinde saklayıp , temize çekmiyor ve arkadaşlarımızdan kalan anıları saklıyorduk. "
Her tarifte bir dostun yazısı, kiminin üzerine sinmiş vanilya kokusu veya dökülen bir şeylerin izi vardı ve bunlar bizi geçmişe götürüyordu.
Dünya döndükçe, yaşadığımız her an hızla anıya dönüşüyordu, farkında olsak da olmasak da böyleydi bu.
Belki de geçen zamana direnmek için bu şekilde koruyorduk anılarımızı, tarifleri temize çekmeden; tarifleri anılara, anıları tariflere dönüştürerek ...
Kahvenin yanında bir gün önceden hazırladığı şahane irmik tatlısını ikram etti bana.
Oldum olası sütlü tatlılarla aram iyi olduğundan, hayır diyemedim.
İrmik tatlısını yerken tarifini istedim.
A. mutfağın çekmecesinden bir kutu çıkarttı.
Kutunun içinde farklı el yazılarıyla yazılmış yüzlerce tarif vardı.
İçinden irmik tatlısının tarifini buldu. O da bir arkadaşından almış tarifi ve arkadaşı kendisi yazıp vermiş A.' ya tatlının tarifini.
Ben de böyleyim !!
Arkadaşlarımdan aldığım tarifleri asla temize çekme huyum yok.
Mutfakta tariflere ayrılmış bir çekmecem var hepsi orada duruyor.
Ne yeni bir defter oluşturabiliyorum, ne de tarifleri en azından bilgisayara aktarıyorum.
Nedenini düşündük A ile.
Sahi, neden böyleydik biz?
" Tembellik " dedim ben, o " Zamansızlık " dedi. " Dağınıklık olabilir mi? " diye sorduk birbirimize ve yanıtı aynı anda verdik.
" Biz o tarifleri özellikle kutular veya çekmeceler içinde saklayıp , temize çekmiyor ve arkadaşlarımızdan kalan anıları saklıyorduk. "
Her tarifte bir dostun yazısı, kiminin üzerine sinmiş vanilya kokusu veya dökülen bir şeylerin izi vardı ve bunlar bizi geçmişe götürüyordu.
Dünya döndükçe, yaşadığımız her an hızla anıya dönüşüyordu, farkında olsak da olmasak da böyleydi bu.
Belki de geçen zamana direnmek için bu şekilde koruyorduk anılarımızı, tarifleri temize çekmeden; tarifleri anılara, anıları tariflere dönüştürerek ...
10 Kasım 2011 Perşembe
BÜYÜK MİLLİ MATEMİMİZ

Fikirlerin, ilkelerin yoluma ışıktır.
İyi ki geçtin bu dünyadan ...
9 Kasım 2011 Çarşamba
BAYRAM ARASI KİTAPLARI VE BİR FİLM
Düşük tempolu geçiyor bu bayram.
Sanki bayram değil de tatildeymiş gibi.
Bayram kitaplarım; Mino'nunSiyah Gülü ve Kediler Güzel Uyanır.
Kediler Güzel Uyanır beklentilerimi pek karşılamadı. Bir de Baktım Yoksun'un tadını bulamadım. Böyle bir kıyaslama yapmam ne kadar doğru bilmiyorum? Öyküden çok denemeye kaymış sanki yazar. Bu da bana samimiyetsiz geldi . Öyküyse öykü, denemeyse deneme biz hepsini okuruz sonuçta, hele içinden kedi geçiyorsa :)
Mino'nun Siyah Gülü'ne bayıldım. Bu yıl okuduğum en mükemmel kitaplardan biri diyebilirim.
Hüsnü Arkan'ın sesini Ezgi'nin Günlüğünden bilirim ama yazarlık gibi bir yeteneği olduğunu bilmiyordum. Bütün kitaplarını en kısa sürede okuma kararı aldım.
Bir de film sıkıştırdım bayram günlerinden birine;
Hani şeker gibi filmler olur ya; izlerken dinleniriz, eğleniriz film bitince de ruhumuzda filmin tadı kalır, ya da o anki ruh halimize iyi gelir bu da öyle bir filmdi işte.
Diyorum ya temposu düşük bir bayram oldu bu bayram, içine kitaplar, filmler bile sığdı.
Dün gece rüyamda buralara kar yağdığını gördüm; portakal ağaçları, palmiyeler bembeyazdı.
Uyandığımda güneş yine sonbahar haliyle şehrin üzerinden gülümsüyordu.
Sonbahar dediğime bakmayın, yazdan kalma bir bayram yaşadı Antalya, bugün de bunun keyfini çıkartmak lazım, tatilin son günü nerede olursak olalım iyi geçmelidir çünkü, nasıl olsa hayat, bayram ertesi kaldığı yerden devam etmeyecek mi?
Yaşadığımız anın tadını çıkartmak gerek :))
Sanki bayram değil de tatildeymiş gibi.
Bayram kitaplarım; Mino'nunSiyah Gülü ve Kediler Güzel Uyanır.
Kediler Güzel Uyanır beklentilerimi pek karşılamadı. Bir de Baktım Yoksun'un tadını bulamadım. Böyle bir kıyaslama yapmam ne kadar doğru bilmiyorum? Öyküden çok denemeye kaymış sanki yazar. Bu da bana samimiyetsiz geldi . Öyküyse öykü, denemeyse deneme biz hepsini okuruz sonuçta, hele içinden kedi geçiyorsa :)
Mino'nun Siyah Gülü'ne bayıldım. Bu yıl okuduğum en mükemmel kitaplardan biri diyebilirim.
Hüsnü Arkan'ın sesini Ezgi'nin Günlüğünden bilirim ama yazarlık gibi bir yeteneği olduğunu bilmiyordum. Bütün kitaplarını en kısa sürede okuma kararı aldım.
Bir de film sıkıştırdım bayram günlerinden birine;
Hani şeker gibi filmler olur ya; izlerken dinleniriz, eğleniriz film bitince de ruhumuzda filmin tadı kalır, ya da o anki ruh halimize iyi gelir bu da öyle bir filmdi işte.
Diyorum ya temposu düşük bir bayram oldu bu bayram, içine kitaplar, filmler bile sığdı.
Dün gece rüyamda buralara kar yağdığını gördüm; portakal ağaçları, palmiyeler bembeyazdı.
Uyandığımda güneş yine sonbahar haliyle şehrin üzerinden gülümsüyordu.
Sonbahar dediğime bakmayın, yazdan kalma bir bayram yaşadı Antalya, bugün de bunun keyfini çıkartmak lazım, tatilin son günü nerede olursak olalım iyi geçmelidir çünkü, nasıl olsa hayat, bayram ertesi kaldığı yerden devam etmeyecek mi?
Yaşadığımız anın tadını çıkartmak gerek :))
Etiketler:
BAYRAM ARASI İKİ KİTAP BİR FİLM
5 Kasım 2011 Cumartesi
MUTLU BAYRAMLAR ...
Bu bayram bayramımız MUTLU olsun.
Ulusça mutluluğa belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz bayram olacak bu bayram ...
Kara bulutlar dağılsın üzerimizden, hayat bayram olsun ...
Etiketler:
BAYRAM DEYİNCE
3 Kasım 2011 Perşembe
ÇAM KOZALAKLARI ...
Çocuk okuldan gelir, çantasını bir kenara koyar ve ; " Hayat ders çalışmaktan ibaret değildir; okuldan gelince bi şeyler yapmak lazım anne !! " der .
Topladığı çam kozalaklarını sulu boya ile boyar.
Anne şaşırır; bir süredir klasik anne tipi olmamaya karar vermiştir ; oğlunu destekler ve ortaya fotoğraftaki boyanmış kozalaklar çıkar :))))
Çocuk mutludur, çocuk mutlu olduğu için anne de mutludur ve anne kendine o küçücük beyinden yeni bir hayat dersi çıkartır. . .
Etiketler:
Çam kozalakları,
ev ödevi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








