
TDK sözlüğünde Mutluluk ; " Bütün özlemlere, eksiksiz ve sürekli ulaşmaktan doğan kıvanç durumu" olarak tanımlanmış.
Özlem' in sözlük anlamı ise; " bir kimseye ya da bir şeye duyulan kavuşma isteği, hasret " diye tanımlanmış.
Kendimi bildim bileli ismimle müsemma olduğumu düşünmüşümdür hep.
Özlemlerim hiç bitmez benim.
Çok genel ve basit bir örnek vermek gerekirse, "Yalnızken kalabalığı, gürültülü yerlerde sessizliği, yaz sıcağında kışı, kış ayazında yazı " özler dururum.
Hal böyle olduğunda bütün özlemlere eksiksiz kavuşmak çok da mümkün olmuyor elbette.
Demek ki, mutluluğun sözlük anlamından değerlendirmek istediğimizde, hayatın olağan akışı içerisinde , " bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli ulaşmaktan doğan kıvanç durumu"nu tam da yaşayamamışım ben, hatta sözlük tanımına göre mutsuz bile olmuşum.
Düşünüyorum da " bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli kavuşma durumu" beklentisi içinde hiç olmadım ki ben.
" Mutluluk " nedenlerim, çok da ulaşılmaz nedenler değildi çünkü.
Küçük, sıcak şeylerdi beni mutlu etmeyi başaran.
- Uzaklardan uzanan bir dostun sıcak eli,
- Kitaplarımın arasında kaybolmak,
- Baharda doğanın doğurganlığına tanık olmak,
- Akdeniz'in mavisine, Toroslar'ın yeşiline takılı kalmak,
- Oğlumun sıcacık gülüşü ve her gün okuldan gelince okulda olup bitenleri;
" Anne bak var ya" diye başlayan cümlelerle anlatışı,
- Yeni doğmuş bebek kokusu,
- Yağmurdan sonraki toprağın kokusu,
- Nefes almak,
- Aldığım nefesi geri verebilmek,
- Sevmek, sevilmek ve bunu bilmek.
" Mutluluk", görüp dokunamadığım ama dokunabileceğim kadar da bana yakın olmuş hep.
Ne kadar eksiksiz ve ne kadar sürekli bilemiyorum ama var olduğunu biliyorum ya, bu da sanırım bana yeter.
* * * * * * *
Not: Bu "mim" bana önce sevgili Nily'den, ardından sevgili " Aydan Atlayan Kedi'den geldi. Bu hafta taşınmayla geçtiğinden:), özellikle Nily'nin mimini hemen yanıtlayamadım. Ben de bu mimi "Funda" ve " Maviye Yolculuk" a göndermek isterim. Kabul ederlerse elbette.

Akşam olmuş, iş bitimi eve geliyorum.
Eşyalarını topladı.
Yıllar önce okuduğum bir kitabımı tekrar okumak istemeseydim eğer, belki de hiç karşılaşmayacaktık onunla.