bilgisayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilgisayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2010 Cuma

MASA ÜSTÜ BİLGİSAYARIM DİZ ÜSTÜNE KARŞI



Bir kaç zamandır niyetim vardı. Bilgisayarımı yenilemek istiyordum.

Masa üstü bilgisayarım çok yorulmuştu ve onu emekli etme zamanım gelmişti.

Blog arkadaşlarım bilir, yılda en az bir kez çöken bir masa üstü bilgisayarım var benim.
Böyle olunca, uzuuuun uzun araştırmalarım sonunda bir diz üstü bilgisayar aldım kendime.
( Uzun uzun araştırdım çünkü o kadar çok seçenek var ki, teknoloji konusunda kendimi geri kalmış bile hissettim yani, 2 GB, 3 GB, i500 işlemci falan yahu bunlar ne? )
Neyse diz üstünü aldık sonunda, internet bağlantısını da yaptık ve bilgisayarımı kullanmaya başladım.
İlk gün kullandıktan sonraki şahsi düşüncem şu oldu; Diz üstü bilgisayar kullanmak, Murat 124 marka otomobili kullanmayı bırakıp Mercedes kullanmak gibi bir duyguydu.

Hele oğlum yeni sürüm paintte resim yapmaya bayıldı.

Bir kaç gün sonra içinde bulunduğum diz üstü hallerinden çok memnun olsam da masa üstü bilgisayarımı özlediğimi hissettim ?????!!!!!!

Geçen gün oturdum onun başına, tıkkıdı tıkkıdı yazılaırmdan birini yazdım.
Sonuç mu?
İkisini de seviyorum galiba :))

Evet diz üstü gerçekten son model bir araba gibi ama ben sanırım eskileri de hemen atamıyorum.
Şimdi ikisi yanyana duruyorlar.

Çocukken oyuncaklarımın aralarında konuştuğuna inanırdım ben.
Belki de iki bilgisayar aralarında konuşuyorlardır.
Masa üstüm diz üstüne : - " Bak kardeş bu kadın bilgisayar başından hiç kalkmaz, dikkat et kendini fazla yorma " diyebilir.
Diz Üstü de altta kalır mı hiç?
- " N'apalım abi görevimiz bu bizim, hem ben senden daha gencim. "
diye cevaplayabilir onu.

Masa üstü duruma sinirlenerek ve yaşlandığının yüzüne vurulmasından rahatsız olarak;
- " Hıh şımarık n'olacak, senin yaşın kadar benim hayat tecrübem var !!! " diyebilir kıskançlıkla karışık bir hüzünle.

Neyse onlar böyle atışıp dursunlar benim söylemek istediğim tek bir cümle var :

- YAŞASIN TEKNOLOJİ !!! !!!! -

10 Mart 2009 Salı

GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU

_computer__by_devlantAkşam olmuş, iş bitimi eve geliyorum.

Gün yoğun geçmiş yorgunum.

Oğluma her zamanki gibi kitabını okuyor ve O’nu uyutuyorum.

Saat 21: 00 civarı ve benim uykum yok henüz.

Yazmam gereken yazılar ve hazırlamam gereken sınavlar var.

Bilgisayarımı açıyorum.

“İyi ki var şu bilgisayarlar hayatımızda” diye düşünüyorum - sahi biz onsuz eskiden ne yapardık? -

Bilgisayarımı açınca, yavaş çalışmakta olduğunu görüyorum.

Virüs korkusu düşüyor aklıma önce. Tam da o sırada “masaüstü” nün çok dolu olduğunu fark ediyorum.

“Masayı” dağıtmışım yine :)

Ana belleğe giriyorum ve kendime kızıyorum. Masa üzerindeki pek çok bilgi zaten ana bellekte de kayıtlı.

Yavaşlamanın nedenini buldum diye sevinerek, masa üzerini temizlemeye başlıyorum.

Gereksiz ne var ne yoksa hepsini geri dönüşüm kutusuna gönderiyorum.
Gerçekten de bilgisayarımın hızı normale dönüyor bir süre sonra. Ben de çalışmaya devam ediyorum.

Saatler gece yarısına yaklaştıkça günün yorgunluğu iyice kendini belli ediyor, bu sefer de ben yavaşlamaya başlıyorum..

Acaba diyorum kendi kendime; beynimizin de “ Geri Dönüşüm Kutusu “ olsa, atıversek içine gereksiz bilgileri ( kesinlikle hafıza silmekten bahsetmiyorum ama, sadece günlük hayatın içinde yaşadıklarımızdan gereksiz olanları ) sonra da boşaltsak o kutuyu, biz de hafifler miydik biraz?
Fotoğraf : http://www.deviantart.com/

Geri Dönüşüm Kutusu



Akşam olmuş, iş bitimi eve geliyorum.

Gün yoğun geçmiş yorgunum.

Oğluma her zamanki gibi kitabını okuyor ve O’nu uyutuyorum.

Saat 21: 00 civarı ve benim uykum yok henüz.

Yazmam gereken yazılar ve hazırlamam gereken sınavlar var.

Bilgisayarımı açıyorum.

“İyi ki var şu bilgisayarlar hayatımızda” diye düşünüyorum - sahi biz onsuz eskiden ne yapardık? -

Bilgisayarımı açınca, yavaş çalışmakta olduğunu görüyorum.

Virüs korkusu düşüyor aklıma önce. Tam da o sırada “masaüstü” nün çok dolu olduğunu fark ediyorum.

“Masayı” dağıtmışım yine :)

Ana belleğe giriyorum ve kendime kızıyorum. Masa üzerindeki pek çok bilgi zaten ana bellekte de kayıtlı.

Yavaşlamanın nedenini buldum diye sevinerek, masa üzerini temizlemeye başlıyorum.

Gereksiz ne var ne yoksa hepsini geri dönüşüm kutusuna gönderiyorum.
Gerçekten de bilgisayarımın hızı normale dönüyor bir süre sonra. Ben de çalışmaya devam ediyorum.

Saatler gece yarısına yaklaştıkça günün yorgunluğu iyice kendini belli ediyor, bu sefer de ben yavaşlamaya başlıyorum..

Acaba diyorum kendi kendime; beynimizin de “ Geri Dönüşüm Kutusu “ olsa, atıversek içine gereksiz bilgileri ( kesinlikle hafıza silmekten bahsetmiyorum ama, sadece günlük hayatın içinde yaşadıklarımızdan gereksiz olanları ) sonra da boşaltsak o kutuyu, biz de hafifler miydik biraz?