
Kayahan’ın o ünlü şarkısında söylediği kadar cesur değilim ben.
“ Yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar.”
Yalanı sevmem, hiç sevmem hem de, ama yılandan korkarım.
Her renginden, her çeşidinden hem de.
Görüntüsü soğuk gelir; o yerlerde sinsi ve hızlı bir şekilde sürünmesi soğuk gelir, uzun uzun yazmayayım şimdi…
Geçen hafta sonu, o çok sevdiğimiz yazlık kır evimizde, önce minik çilek tarlamızın içinde, sonra da nar ağacının üzerinde gördüm onu.
Görmeseydim eğer, bu yazı asla yazılmayacaktı.
Tek tük kalmış pembe minik çilekler ve olmaya yüz tutmuş narların arasında bahçe sanki onunmuş gibi salına salına, pardon sürüne sürüne geziyordu !!!
Çileklerin arasında ilk gördüğümde verdiğim tepki evlere şenlikti ama asıl bir iki saat sonra nar ağacında gördüğümdeki halimi anlatmama gerek yok sanırım.
O da beni her iki seferde gördü, hatta benim onu gördüğümden daha önce gördü ve o çeviklikle kaçıp gitti.
Rengi griydi, görüntüsü soğuktu.
Sonradan öğrendik ki; gri yılan yılanların içinde en zehirli olanıymış.
Bir de kindarmış bunlar.
Yılanın eşini öldürürsen o da bir şekilde öldürenden intikamını alırmış !!
Bunları dinlerken kanımın donduğunu hissettim, Antalya’nın o ünlü “kakalak” larına falan saygı duymaya başladım.
En azından; kanatlıydılar, kocaman antenleri falan vardı ama kindar değillerdi zavallılar. Üzerine basılınca, bulundukları ortam ilaçlanınca ölüp gidiyorlardı; bir de intikam peşinden koşmuyorlardı.
Sivrisinekler gözüme sevimli gelmeye başladılar; ne olacak yani ısırınca biraz kaşınıyoruz o kadar; yılan öyle mi ya o ısırınca doğrudan acil servislik oluruz herhalde diye düşünmeye başladım.
Eee, peki ne yapacağız bunlar kindar diye? Önlerinde hürmetle eğilecek miyiz? Nasıl kurtulacağız bu hayvanlardan?
Bir tarım ilacı firmasında çalışan arkadaşımı aradım sonra, ondan öğrendiğime göre yılana kesin çözüm kükürtmüş.
Kükürtün olduğu yere yılan gelmezmiş.
Hemen eşim duruma müdahale etti. Bahçeyi, evin çevresini kükürt cennetine çevirdi.
Ama bu bana yetmedi !!!
Duruma daha kesin, net ve hatta dahiyane bir çözüm buldum.
Bu çözümden de şimdilik çok memnunum; yılanlar bahçeden kaçana ya da ne bileyim yok olana kadar yazlığa gitmeyeceğim :)
Fotoğraf : Bahçemizden.
Bu kadar maceradan sonra yazıma yılan resmi koymak istemedim:)