Bugün tam da o gündü.
Aylardır yapmak istediğimi yaptım.
Evde fazla olan, gereksiz olan ne varsa hepsini attım.
Oğlumun küçülmüş giysilerini ayırdım; işe yarayanları ihtiyaç duyanlara vermek için.
Okuduğum, benim için az öneme sahip kitaplarımı bir sahafa bıraktım. İstersen yeni kitaplarla takas edelim dedi sahaf; yok dedim elimdekileri bitireyim önce .
Yıllardır giydiğim, çok da rahat ettiğim çizmelerime veda ettim. Aksi takdirde o beni terk edecekti.
Bunlar ilk aklıma gelenler .
***
Ben herseyi kolay atabilen biri degilimdir.
Bugün yaptığım evde kendi çapımda kendi devrimimdi.
Nasıl rahatladım anlatamam.
Sonra bizim kızlarla buluştuk; kahve içtik . Onlara da anlattım küçük devrimimi ve nasıl rahatlayıp mutlu olduğumu.
Arkadaşlardan biri ; " Keşke, gereksiz insanları da hayatımızdan böyle atabilsek " dedi.
Şöyle bir düşündüm; kırklı yaşlarımın son beş senesinde çokça yaptığım şeyin bu olduğunu fark ettim.
Enikonu gereksiz eşya atmayı beceremesem de,
gereksiz insanları hayatımdan çıkarmayı becermişim.
Bu da yaşadığım yılların bana hediyesi olsun...
Galiba biz buna tecrübe diyoruz ...
Posted via Blogaway
17 Mayıs 2016 Salı
YAŞADIĞIM YILLARIN HEDİYESİ
5 Mayıs 2016 Perşembe
NE OLURDUM ?
BLOG NOT 1 : Çok eski bir yazımmış; kitapsesleri blogumda eski bir zamanda yayınlamışım; bir de bu sayfamda paylaşayım.
BLOGNOT 2 : FOTOĞRAF instagramdan kime ait bilmiyorum. Yazı konusuyla bir ilgisi yok, sadece İstanbul özlemimden paylaştım hepsi bu. :)
1 Mayıs 2016 Pazar
'' KÜÇÜK ŞEYLERLE '' NEFES ALMAK ...
Anlık mutluluklardan söz etmek istiyorum. Küçük ama o anda beni çok mutlu eden şeylerden.
Son zamanlarda güzel yurdumda yaşanan sıkıntılardan beni bir anlık da olsa kurtaran küçük mutluluklar mayıs ayının ilk yazı konusu olsun :
Bugün eve gelirken beş dakikalık yolu güvenlik önlemleri nedeni ile yarım saatte tamamlarken ve adım başı polis kontrolü ile karşılaşmışken, mahallenin bakkalına girdiğimde bir kenarda duran bu güzellikler.

İstanbul'dan gelen kuzenlerimle Antalya'ya tatile gelmişim gibi gezerken karşılaştığım ışık oyunu .
Deniz mevsimini erken açmanın haklı gururunu yaşarken, Bey Dağları'nın bulutlar ve denizle muhteşem buluşmasını izlemek ...
26 Nisan 2016 Salı
KALBİMİN SESİ

" Kalp tüm organlar içinde özel bir organdır " demişti yıllar önce gittiğim kardiyalog.
"Vücudunda ne olup bitiyorsa kalp haber verir, yeter ki sen kalbinin sesini dinlemeyi bil " diye eklemişti.
Kendimce bu yaşıma kadar kalbime iyi baktım ben.
Ailemde özellikle anne tarafımda " tansiyonlu Ayşe' " lerin sayısı çok fazla olduğundan, kendimi bildim bileli fazla tuz ve yağ tüketmekten kaçındım. Spor, özellikle yürüyüş, kilo kontrolü hep dikkat ettim.
Bunun bana geri dönüşü tıkır tıkır işleyen bir kalp oldu.
İyi kolestrol, kötü kolestrol, trigliserit, kandaki şeker oranı falan filan ne varsa saat gibi işledi ve fakat bundan 3 yıl önce kalbimin ritmi bozuldu !!!!
Tansiyonum makul seviyede olduğu halde nabzım sanki koşudan gelmiş gibi aşırı hızlı atıyordu. Biraz ihmal ettim bu durumu ama sonunda soluğu doktorda aldım.
Kalp grafiği, efor testi, holter cihazı; aklınıza ne geliyorsa hepsi yapıldı; sonuç şahane; kalpte, kalp kasında falan sorun yok.
Meğer zavallı safra kesem bir kavanoz taşla dolmuş; hatta taşlar safra keseme sığmayıp pankreasıma doğru yola çıkmış. -Bu cümle bana ait değil; alt batın ultrasonu çeken doktordan birebir alıntıdır bu arada. -
Benim canım kalbim de hızını arttırarak bana mesaj veriyormuş. Sanırım o dönemlerde kalbimin sesini dinlemeseydim şimdi çok farklı şeyler yaşayabilirdim.
Bugünlerde yine aynı şekilde ritmi değişti kalbimin.
Kalbimin sesini daha çabuk dinleyerek yine soluğu doktorda aldım.
Sonuç; bu sefer de damarlarımda dolaşan kan azalmış; benim zavallı kalbim bu az kanla atmaya devam ediyormuş; nedenini de öğrendik şükür ki korkulacak bir şey yok, hemen önlemini aldık.
Her kadının belli bir dönem sonunda yaşayacağı şeyleri yaşamaya başlıyormuşum; yaşlılığın gençlik dönemindeymişim meğer; sevgili kalbim haber veriyormuş bana.
Kalbim de ben de iyiyiz şimdilik . Sanırım bundan sonra kalbimin sesini daha çok dinlemem gerekecek. :)
20 Nisan 2016 Çarşamba
KARABAŞ'IN ÖLÜMÜ
1 Nisan 2016 Cuma
BAHARIN GELİŞİ
Martın uzun ve kasvetli havasından kurtulduktan sonra bizi tatlı göz kırpmalarıyla karşılayan nisana selam olsun.
Baharın ortanca kızı güzellikler getirsin hepimize ...
Bugün okullarda çocuklar birbirlerine geleneksel sınıf değiştirme şakalarını yaparken ben yine Antalya sokaklarını dolaştım durdum.
İste gözüme takılanlar :
20 Mart 2016 Pazar
HAYAT BU İŞTE ...
An itibariyle sokaklar bomboş.
Oysa nefis bir bahar havası var . Dünkü yağmurdan sonra insanın içini ısıtan bir hava.
Korku imparatorluğunun başrol oyuncuları olduk farkında olmadan.
Oysa paylaştığım fotoğraftaki gibi güzel yaşayarak ve yaşlanarak ölmek istiyorum ben de.
Terörün, trafik kazalarının, cinayetlerin olmadığı bir dünya ...





