hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2012 Salı

2012 ÇALIMI

Sizi bilmem ama bir geldi pir geldi bizim eve 2012.

Yılbaşı gecesinden beri ailecek hastayız !!!

Yeni yılın son günü ateşler içinde yanan oğlumdan ailecek grip kaptık. Ardından grip babamıza da bulaştı. Ben onlara hasta bakıcılık yaparken, bir de baktım ki kendim yataklara düşmüşüm !!!

Son nokta atışını babam yaptı. Şu aralar salgın olan bronşit ve grip geldi onu vurdu. Zaten kronik bronşit hastası olduğu için çok ağır geçiriyor bu süreci.

Geçen haftanın iki gününü acil serviste geçirdik, şimdi tedavisini yapıyoruz ama korkutuyor beni, yaşlıların bakımı yeni doğmuş bebek bebek bakımı kadar önemli, zor geçiyor çünkü.

Ben bu arada ayakta  kalmaya çalışıyorum. Gece babamın ilaçlarını vermek için defalarca uyandığımdan; ayakta kalmak için; gözlerimi açık tutmak için göz kapaklarıma nerdeyse mandal takacağım !!!

Bu arada inatla ve ısrarla okumaya devam ediyorum ya ben asıl buna şaşıyorum !!!

Bu kadar hengame ve hastalık arasında Sunay Akın'ın yeni kitabı " Bir Çift Ayakkabı" yı bitirdim.
Sunay Akın severlere önerebileceğim bir kitap bu. Ardından  epeydir okumak istediğim " OD" a başladım fakat ruh halim OD'u okumak için elverişli değil sanırım, okumaktan vaz geçtim bekletiyorum.

Şu anda 2011 de okumayı ertelediğim " Gurme'nin Son Yemeği'ni okuyorum ."

Kirpi'nin Zerafeti " kadar güzel bence. Çok keyif aldım okurken.

Gurme dedim de akşam yemeği için Terbiyeli Tavuk çorbası, Fırın Tavuk ve Pirinç Pilavı yaptım, birazdan da derse gideceğim. Yok ama ben hiç bir zaman gurme  falan olamam :))

2012 böyle geçiyor işte, bazen hastanelerin acil servisinde, bazen mutfakta, bazen elimde kitapla bazen bizzat hasta olarak.

Ne diyeyim? Halimize şükür .
Daha kötüsü hepimizden uzak olsun !!!

21 Eylül 2011 Çarşamba

HAFTA ORTASI



Haftaya keyifli başlayamadık. Okulun ilk günü oğlum hastalandı.

Bir gece önce ateş, öksürük kapımızı çaldı, kapıyı  açınca da keyfimiz evden kaçıverdi, o güzelim Kaş tatili de burnumuzdan gelmiş oldu.

O halde okula gitti kuzu. Nasıl başlarsak öyle gider anne, ilk gün gitmeliyim okula dedi.
O hasta olunca ben uyku yerine gece nöbetine girdiğim için, hafta sonundan beri şehirlerarası gece yolculuğu yapmış da otobüsten yeni inmiş gibi dolaştım.
Bu gün; hafta ortası yoluna girdi her şey.
O okula,  ben günlük hayatıma döndüm.
Uykunun önemini bir kere daha anlamış bulunuyorum; açlığa, susuzluğua falan dayanabilirim de uykusuzluk var ya sizi bilmem ama beni mahvediyor.

Dün bir de bunlar yetmezmiş gibi Ankara'daki patlamayla canımız yandı. Bazen dibe vurursunuz ya, haftanın ilk iki günü böyleydim ben de.

Neyse ki kitaplar var ve cebimde umudum.
D&;R'a gittim az önce. Evden kaçan keyfimi geri getirmek için  iki tane kitap aldım. Biri Venedik'te Bir Yahudi, diğeri Kaderin Kızı.

Venedik'te Bir Yahudi'yi Aydan Atlayankedi'ciğim önermişti. Onun önerileri hiç şaşmadı bu güne kadar.

Kaderin Kızı Isabel Allende'ciğimin romanı. Çok seviyorum bu kadını ben. Şu an da gecikmeli de olsa Paula'yı okuyorum. Müthiş bir kitap, ayıp etmişim okumamakla bunca zaman .
Düşünüyorum da hayatımda umut ve kitaplar olmasa ben bir hiçim galiba...