ÜZGÜNÜM : Çok üzgünüm hem de. Blog dünyasında yazılarını severek okuduğum, her yazısından kendime pay çıkarttığım can SUFİ artık yok.
Hiç tanımadığım halde bu kadar üzüldüysem, sevenlerine, tanıyanlara sabırlar dilerim. Gittiği yer ışıkla dolsun...
***
YORGUNUM : Ev tadilatı bitmiyormuş anladım. Bir yeri düzeltince başka bir yer bozuluyor. Gerçekten çok yoruldum artık. Tabii ev biraz düzene girdi ama yine de ufak tefek yapılması gerekenler var ...
***
MUTLUYUM : Evet cidden mutluyum. Dün yıllardır görmediğim bir arkadaşımla karşılaştım. Ayak üzeri sohbet ettik. Eski dostlarla karşılaşınca kaldığımız yerden devam etme duygusu var ya müthiş. Birinci mutluluk nedenim bu.
Yeniden gitarımı aldım elime. Unuttuğum şeyler var; olsun ama çabuk toparlayacakmışım gibi görünüyor. Gitar tek başına beni mutlu eden tek enstruman. Ev halleri rayını oturduktan sonra günümün en az bir saatini gitarımla geçirmeye karar verdim. Bu da ikinci mutluluk nedenim.
Tatil yaklaştı. Bize İstanbul yolu gözüktü. Bu da üçüncü mutluluk nedenim:)
***
OKUYAMIYORUM : Cidden !!! Ben okuyamaz oldum. Evin tadilat durumları bunda çok etkili . Ahmet Ümit'in son romanına başladım, çok da güzel ama okuyamıyorum işte :((
Ama azimliyim kararlıyım.
Habire kitap listeleri yapıyorum. Özellikle dört kitap var okumak istediğim .
1Q84/ Murakami 'nin son romanı
RÜZGARIN GÖLGESİ ve MELEĞİN OYUNU / yeni tanıştığım bir İspanyol yazar Carlos Ruiz Zafon
ve geçen yazdan beri okuyamadığım ANNA KARENİNA. Her kitap tuğla büyüklüğünde dur bakalım ne olacak?
***
SEVİNİYORUM : Buralarda kış bitti artık. Yeşil ağaçlar, güzel çiçekler arasında geçiyor günler. Baharı ve boğucu olmayan yaz aylarını seviyorum ...
Bu günlerde bu hallerdeyim işte. Üzgün, yorgun, mutlu, sevinçli . Bunlarda olmasa hayatın ne anlamı var ki ?



