Hafta sonu İstanbul'daydım. Cuma günü saat üç gibi ulaştım İstanbul'a .
Önce ortaokuldan beri aynı sınıf ve sırada oturduğum, lise birde farklı sınıflara düştüğümüz için, aylarca ağladığımız, canım Tülay'ım ve Filiz'imle buluştum.
Tülay bizi Cafe London'a götürdü. Çok sıcak, insanın kendini evinde hissettiği bir mekandı.
Tatilde diyet, rejim olur mu? Tabii ki olmaz. Açılışa, cafe latte eşliğinde, aşağıda gördüğünüz kestaneli ve muzlu pastayla başladım. Bu pastaların özelliği, yağsız ve unsuz yapılmasıymış. Tabii ben sadece kestaneli olanını yedim, muzlu olan Filiz'indi; o kadar obur değilim:))
Akşam Kadıköy Kız Lisesi'nden arkadaşlarımla buluştum. Şahane bir gece oldu.
Üzerinden 27 yıl geçmiş ama kaldığımız yerden devam ettik eskisi gibi.
Bu kız lisesinde okumanın ayrıcalığı mı bilmiyorum? Arkadaşlarımı yıllar sonra yeniden görmek; o bir kaç saat bende doping etkisi yarattı.
İstanbul'a gelince blog arkadaşlarımı görmeden gitmem olmazdı.
Lale'nin Bahçesi, Yaşamın Kıyısında, Baykuş Gözüyle, Macera Kitabım yani Lale, Nur, Natali ve Özlem'le Alkım Kitapevi'nde Kahve Dünyası'nda buluştuk.
Zamanım kısa olduğundan, bir de ulaşım sorunundan görüşme de çok uzun olamadı. Yine de tadı damağımda kalan bir buluşma oldu. Tekrarını çok istiyorum; hatta Antalya'da bir buluşma gerçekleştirsek diyorum:)
Kitaplar arkadaşlarımın hediyeleriydi. Hepsi okunmak için sıraya girdiler. Okudukça tek tek paylaşacağım sayfamda ...
Bu arada Alkım Kitapevi'ne bayıldım. Sürekli İstanbul'da yaşasam çıkmam herhalde oradan ...
Pazar akşamı Antalya'ya döndüm, blog arkadaşlarımdan ayrıldıktan sonra kalan günümü de gördüğünüz Spider Man'lerin en güzeli şenlendirdi.
Antalya'ya döndüğümde mutluydum; yine bir sürü anı doldurmuştum yüreğimin ceplerine, İstanbul Masalı güzel bitmişti ...