26 Haziran 2008 Perşembe

Yarım Kalan Aşk ya da aşkın gücü


Ne yazarı tanıyordum, ne de kitabın adını daha önceden duymuştum.

Yıllar önce, kitap raflarından rast gele çekip almıştım okumak için.

Arka kapaktaki tanıtım yazısı ilginçti.

Yazarın adına baktım hemen; “ Marc Levy”.
Kitabın adı; “ Keşke Gerçek Olsa”.

Bir solukta okutmuştu kendini.

Değişik, okuru en başından içine çeken bir kurgusu vardı:

“ Lauren başarılı bir doktordur.

Geçirdiği trafik kazası sonucu bitkisel hayata girmiş ve çalıştığı hastaneye yatırılmıştır.

Bedeni hastanede yaşam mücadelesi vermekteyken, üstelik doktoru ve annesi durumun kötüye gidişinden ötürü otenazi yapılmasını isterken, Lauren’ın ruhu bedenini hastanede bırakıp, kaza geçirmeden önce yaşadığı ve çok sevdiği evine geri döner.
Oysa evin sahibi değişmiştir. Ev artık Arthur adlı bir mimara aittir.

Masal tadında devam eden romanda, ilerleyen sayfalar içinde Lauren’ın ruhu ile Arthur evin içinde birlikte yaşamaya başlarlar, doğal sonuç olarak Lauren’ın ruhu ile Arthur arasında bir yakınlık doğar, bu yakınlık aşka dönüşüverir.

Arthur Lauren’in hayatta kalması için elinden gelen her şeyi yapar, romanın sonuna doğru, Arthur çabalarının sonucunu alır ve Lauren verdiği yaşam mücadelesinden galip çıkar.

Görünürde aşk kazanmıştır, Arthur, aşkının gücü sayesinde Lauren’ın hayatını kurtarmıştır ancak romanın finalinde Arthur’u çok farklı ve hiç beklemediği bir sürpriz beklemektedir.

Lauren’ın ruhu bedeniyle buluşunca Arthur’u hatırlamaz.”

*****

Roman eski olduğu için ve sonrasında filmi de çekildiği için, klavyeme hakim olamadım romanı anlatıverdim, zaten asıl tanıtmak istediğim “ Keşke Gerçek Olsa” ya bağlı bir başka roman.

Geçtiğimiz günlerde Can Yayınları Marc Levy’nin yeni romanı “ Sizi Tekrar Görmek” i okurlarla buluşturdu.

Roman “Keşke Gerçek Olsa”nın devamı.

Keşke Gerçek Olsa’yı beğeni ile okuyanlar ya da filmini izleyenler, yazarın yeni romanını da aynı heyecanla okuyacaklar.
Romanı fazla anlatmadan minik bir ip ucu verelim. “Keşke Gerçek Olsa” da bu sefer roller tersine dönüyor. Okur, tersine dönen rolleri ile kahramanların mücadelesine tanık olurken diğer yandan aşkın gücünü de sorguluyor.

Marc Levy’nin okurun alıştığı üslubuyla, romanın tadını kaçırmadan, sayfalar içine biraz da aşk, entrika ve gizem serpiştirerek kurguladığı yeni romanı da en az eskisi kadar güzel.

Aşka dair yazılan romanlar içinde, sıkılmadan sadece kısacık, hafta sonunda okuyup bitirilebilecek hafif bir roman “ Sizi Tekrar Görmek”.

O hafta sonu canımız sıcaktan evden çıkmak istemiyorsa, ya da serinlemek için kendimizi deniz kenarına atmışsak, güneş ve deniz tatilimize eşlik ediyorsa bu roman okurlara çok iyi gelecek.

Meraklısı için bir de hatırlatma yapmak, isterim; Marc Levy geçtiğimiz aylarda Türkiye’deydi.

Marc Levy kökleri Türkiye’ye uzanan bir yazar.

Bildiğim kadarıyla dedesi Türk. Geçtiğimiz aylarda önce İzmir ardından da İstanbul yazarı konuk etti.

Hiç yorum yok: